bir, iki ve çeyrek =)

Yorgun bir günün sonunda alınan ılık duş gibisin,
Öyle huzurlu…
Ne yakar sıcaklığın, can acıtır
Ne de üşütürsün.
Hisli biraz böyle ve sakin.
Temiz…
Hiç günahın yokmuş gibi,
Seninle arınmak mümkün gibi.
Hafifletirsin.

Yorgun bir günün sonunda alınan ılık duş gibisin,
Konuşmasan da o anın geleceğini bilirsin.
İstemeksizin adım adım gelir insan sana.
Ve bilir gideceğini…
Yine de sarıp sarmalayıp kollarmışçasına,
Aynaya bile ulaşmış buhar gibisin.

Bir dilim ekmek, iki zeytin, çeyrek domates gibisin.

3 Harfli


Her konuda cesurdum konu sevmek olmasaydı eğer …

Geçmişe bakıyorum da oturduğum yerden. O yüzden bu gece bu ikinci yazı. Hep cesur olmuşum, hep düşündüğümü söyleyecek kadar dürüst. Ailem, arkadaşlarım, dostlarım. Baştan bucağa en derininden yaşamışım güzellikleri. Hayat öyle güzel ki. Ama bir bölümü hep boş bırakmışım hayatımda. Ukalalıktan değil, korkumdan. Ve itiraf etmemişim, edememişim kendime bile.

Ben bu hayatı yenerim demiştim en başında. Korkularımın üzerine gitmiştim. Tek başınalığı öğrenmekle birlikte nefret ettim hep, her zaman. Korkarım sevemeyeceğim de hiçbir zaman =)

Çok şükür! Sorunlar olduysa da, kimi izler bıraktıysa da gülümsetiyor beni sevdiklerim. Geçmişe dair varolmayan tek şey 3 harfli dediğim. Hani kimi insanlar korkarlar gelmesinden ve ‘cin’e 3 harfli derler ya ben aynı korkuyla hep ‘aşk’a 3 harfli dedim.

Sevmedim mi?
İmkansız tabii ki hoşlandım, kendi çapımda sevdim. Platoniktim sıkça, yıllarca. Elde edemeyeceğimi düşündüklerimden seçtim pek çoğunu. Ne zaman elde edilebilir olsalar, ardıma bakmadan kaçtım sonuna kadar. Hiç hazır olmadı yüreğim. Böyle böyle büyüdüm. Herşey tam o 3 harf eksik!

Deneme yanılma istemiyordum. Şunu bir deneyeyim belki severim diyemedim hiç bir zaman. Kapılarım dostluğa ne kadar açıksa o kadar kapalıydı bu yönde. 3 harfin ilkini duyacak olsam sus dedim ve başladım koşmaya. Bir kere oyuna gelecek oldum, aşka değil oyuna. Çok şükür ucuz yırttım ondan da. Malum kaçılacak bir şey ya hani(!).

Öyle mükemmel ki kafamdaki kurgu, hatalarla zayıflıklarla dolu aslında. Ama benim mükemmelim bunları da içerdi işte. Çünkü çok normali çok sıradanı betimledim. Belki sadece bir kaç yüzyıl öncesi. Biraz fazla düzgün…
Onurlu olmalıydı diyeceğim şimdi ama bu kelime de değerini yitirdi bende fazla kullanıldığından. Öyle çok kullandılar ki anlam yitimine uğradı bu da dürüstlük gibi, ahlak gibi, tıpkı diğerleri gibi. İşte bu yüzden 3 harfli diyorum.

Çevremde yaşananlardan daha esnek olmayı öğrendim kavramlara karşı ama olmadı, ben esnek olamadım bazı tanımlarımda. Doğru olmalı dedim hep, doğru olmalı.
Sonra bir gün bulur gibi oldum. İlk defa hafif bir ışıltı gördüm gökyüzünde. Yansımam gibiydi ama daha bir farklı. Zaman geçti, düşünmedim üzerine. Hiç kaçmam da gerekmedi öyle alabildiğine. Derken bir gece sabaha karşı anladım ki yıldız sandığım sıradan bir gezegenmiş. Benim ışığımı bana yansıtan, aldatmaca, ve kurgusal bir şey. Kendime geldim. Kaçmadım, artık kaçmamı gerektiren bir şey yoktu ortada. Işıltı yoktu. Geçmişti.

Şimdi hayatımda ilk defa yoğun bir parlaklık var hayatımda. Hissediyorum uzaktaysa da yakın olduğunu. Olmadığını bilip, varolduğuna inandığımız kavramlardan bu da. Tanrı gibi, mutluluk gibi…

Ben hiç yalanlamadım inançlarımı, değerlerimi … İlk defa seni de yalanlamaktan korktum aşk. Hayır olsun! Şuraya ne yazıldıysa o =)