Bir hikaye


Bir arkadaşım vardı. Bir gün bana özel bir şey anlatırken demişti ki
– Bak bu anlattıklarım aramızda kalsın!
‘Saçmalama dedim kime, niye anlatayım?’
– Ne bileyim, bir gün bana kızarsan falan anlatırsın belki.

Kafam karışmıştı. Gerçekten böyle bir insan gibi mi duruyordum. Oturup düşündüm sonrasında, hiç böyle bir şey yaptım mı diye. Hayır, ne birini arkadan vurdum, ne kavga ettiklerime intikam planları yaptım ne de başkasının bana açtığı zaafını kullandım. Emanete hıyanet etme lüksü vermedim kendime. Bir konu çok önemliyse, o insan benim artık dostum değil düşmanım da olsa yapmadım böyle bir şey.

Sonra çok komik bir şey oldu. Bana bu cümleyi kuran kişinin benim anlattıklarımı, onunla paylaştıklarımı birilerine ilettiğini farkettim tesadüfen. Sonra bir kez daha anladım insanlar herkesi kendileri gibi zannediyorlar; iyi yönde ve kötü yönde.
O kişi bana bak ileride bozuşursak falan söyleme bunları dedi ama aslında söylemek istediği tam olarak şuydu:
Seninle aramız açılırsa bana şu anlattığın önemli şeyler var ya hepsini anlatırım.

=) canı sağolsun. O ki aramızda kalması gereken bazı şeyleri aramız bozuk değilken bile anlatmayı başardı. Anlatmadıklarına şükür diyelim …
Ey doğaya çekilmiş ya da dağ başında tek başına yaşayan ve maceracı diye adlandırılan kişi. Vallahi anlıyorum seni. Zira insanlarla yaşamak büyük ve tehlikeli bir macera. Seninki kolaya kaçmak azizim, geçeceksin bu marjinalim ayaklarını 😉 Biz daha zorunu yapıyoruz burada şehrin ortasında =P