yapma bunu, yapma bunuuu !

Diyor ya şair ” Öyle beylik laflar etmeye gerek yok!”…

Gerek yok işte o yüzden tutamayacağınız sözler vermeyin.
Sevmedikçe gerçekten demeyin “Seviyorum” diye.
Değişmedikçe kalkışmayın değiştim numarası yapmaya.
Hayır bir beklenti yok ki bunlar için, yapmayın yahu! Ne gerek var?

Hayat tuhaftır. Huzur arayışında kendini huzursuz etmenin sanatıdır hayat. Öyle işler yaparlar ki insanlar huzuru bulmak için huzura 5 kalmış hayatlarını bombok ederler. Eh dedik ya, ne gereği var?

Yalanların, palavraların ne gereği var?

Bir insan olduğu gibi olamaz mı merak ediyorum. Hepimizin içinde bir başkası mı var? “Bir ben var benden içeri” derken bahsedilen şey bu değildi şimdi kandırmayalım birbirimizi.

Beş dakikalık mutluluklar uğruna, varolamayan dünyalar yaratmanın anlamı ne ki? Belki ben varolan ama beni havalarda uçurmayacak bir dünyayla, balon köpüğü hayallerle 3-5 dakikalık olacağım mutluluktan fazla mutlu olacağım.
Bilemezsin.
O yüzden evet gel, kim olursan ol gel de dürüst gel be birader! Olmaz mı? Olamaz mı? Çok mudur beklentisi bu insanın sizden?

Zira ben yorgunum gösterdiğiniz karakterle gerçek karakterinizi çözmekten. Ne yalan, ne doğru anlamaktan. Ben de diliyorum aptal olmayı sırf önüme sunulan yalanlarla mutlu olabileyim diye. Ama olmuyor işte. Bir kısmını anlıyorum. Eh sonraki süreçler malum.

Sen sen ol arkadaşım, bil ki o söylediğin her yalan biliniyor. Evren tepiyor her türlü yanlışı. Ne kadar dürüstsek o kadar insanız, ne kadar sevdiysek o kadar…Suçlamalar yersiz ve gereksiz. Su yolunu bulur 😉

Bitti…Ah hayır hatta tek nokta.