Beyin azabı

Hataları vardı…Şizofrenik hatalar.

Kız sustu. 
Hangi hikayesiydi mutlu olduğu.
Ah evet hatırladı.
Ama hayır o hikaye güzel olan değildi, o cehennemde olduğuydu. Cennetli olanlardan yok mu beynimde diye düşündü. Bulamadı. Hangi hikayeyi tutup ucundan çekse, renklerini yitirmeye başlardı.
Vardı hafızasında biliyordu. Ama neden bulamıyordu.
Hangi hayattı, hangi karakterimdi diye düşünürken yaşanan bir benlik değişimi neyi düşündüğünü unutturdu yine.
Hep böyle oluyordu, yaşananlar gidiyor, resimler gidiyor, hikayeler unutuluyor…
Sadece sesler ve kokular uçuşuyordu beyninde. 
Bu hangi kokuydu?
O ses? Sen miydin o?
Nasıl biz hiç tanışmadık mı?
Zahmet etme, tanışmayalım. Nasılsa yine unutacağım.
Bana cenneti anlat ve git.
Dokunma ellerime.
Anlat ve git.

Kayseri’den çıkmış en salak adam

 
Her gün ayrı bir hikaye… Geçenlerde ustalarımızdan biri ile topluca sigara çay muhabbeti yaparken konu illa ki siyasetten geçti. Yaşadığı 80ler falan derken geldik bugüne 🙂
Kayserili olduğunu öğrendik sonra siyasetten nasıl buraya bağlandığını sizin genel kültürünüze gönderme yaparak bırakıyorum 🙂

Usta dedi ki: Kayseriden çıkan bir adam bir sürü diploma sahibiyse Kayseri’nin en salak adamıdır.
Yanlış anlamayın ha salak derken ticari açıdan salaktır. Bizde çocuk ilkokulu bitirdi mi tutup elinden verirler bir yere çırak olarak. Bir sene falan sonra çocuğun ustası açıklar durumu: Sizin çocuk salak, bundan bir şey olmaz, çalışmıyor kafası. Siz bunu üniversiteye falan hazırlayın, ticaret kafası yok bunda. Memur falan olsun hayatını bir şekilde kurtarsın.

Sonra da ekledi kendisi: İşte bu yüzden o adam Kayseri’nin en salak adamıdır. Kaç diploması vardı onun yahu =))))

Uzun süre güldüm bu hikayeye, doğruluk payı tartışılır illa ki ama güldürdün bizi be usta 🙂

Sözüm meclisten dışarı tabii ki sayın Kayserili yoksa bir düşmanlığım yok okuyan Kayserililere.

Sevgiler,
Hilal