Hayaletimle buluşma

   Ben bu gece yanına geldim aslında…Usulca yürüdüm yanında, hiç ses çıkarmadım.
Bu gece seninle sabaha kadar içtim, dans ettim, şarkılarına eşlik ettim, izledim seni doyasıya.
Sonra ezberledim yüzünü, sesini, kokunu… Gideceğimi bilerek geldim yanına. Hiç belli etmedim kendimi.
Anlarsan bırakmazsın diye korktum ya da umut ettim kimbilir.
Ama hayat bazen çizmiştir fotoromanını. Bazen ne iyidir ne de kötü sonlar.
Bazen bilinmezce kalır, sanki devamı gelecekmiş gibi. Sonra çizer ölür, yazar ölür belki…

Ben bu gece yanındaydım, farketmedin ya o koydu. Sadece bir silüet olsam da sezebilirdin.
Ben sen geldiğinde hep sezdimdi. Neden farketmedin?

Gidiyorum…

körler topluluğu

“Oysa onlar, rengarenk bir dünyanın içinde yaşayan körler topluluğu gibiydiler. Tanrı’nın adı sadece ağızlarında duruyordu. Sevgi asla yüreklerine inmiyordu. Ondan korkuyorlardı ama yine de onun adına savunmasız insanları cezalandırmaktan geri kalmıyorlardı. Karanlıkta yaşıyorlardı.” diyor.
Ne güzel diyor. Hangi açıdan almak istersen al ele, sonuç hep aynı yere çıkıyor…


Ha bir de kadınları dengesizlikle suçlar ya hep, değişim kadının diğer adıymış, biz dönüşmezsek olmazmış.
Dengesizlikten değil yani “life happened” durumu 😉


Belki sonra yazarım üzerine, şimdilik beklesin.