Yazma çabası

Hazır mıyım yazmaya acaba?
Bilemedim şimdi.
Hatta ne yazacağımı da bilmiyorum, kelimeler o kadar anlamsız bu ara.
Geçtiğimiz günlerde hayatımın en büyük hatalarından birini yaptım. Onun pişmanlığını yaşıyorum.
Ha belki başarmış olsaydım en büyük hata olmazdı. Herşey bitmiş olurdu, huzur olurdu belki benim için.
Hoş neticesi bilinmeyen yaklaşımlarda sonunda huzur var mıdır bilemeyiz.
Neyse.

Ben yine ne istediğimin kararını verme peşindeyim. Yüzyıllardır bunu düşünüyorum sanki.
Adaletsiz bulduğum o kadar çok şey var ki elimden ne gelir, nasıl düzeltebilirim binlerce insanın üzerine
oturduğu sistemi diye düşünmekteyim.
Rakı sofrasında olsaydık çoktan kurtarmıştık memleketi.

Yakın zamanda bir haksızlığa daha uğradım. Oldukça koydu.
İnsanlar bencil azizim. Senin psikolojin, sonrasında neler yaşayacağın umurlarında değil.
Kendi kendilerine seni de etkileyen kararları çat diye alabiliyorlar.
Sen yine sana kalıyorsun.
Şu hayatta dibine kadar güvenebileceğim bir insan bulsaydım, amele sümüğü gibi yapışır bırakmazdım onu.
O kadar koydu artık bu dengesizlikler, güvenilmezlikler vs.

Hala çekip gitme içgüdümle savaşıyorum. İçimde şu son 1-2 yıldır bastırmaya çalıştığım,
kimseyi tanımadığım diyarlara gidip herşeye baştan başlama hissiyatı var.
Hala onunla boğuşuyorum. Bir fırsat çıksa karşıma yapardım da.
Zor, göründüğünden daha zor biliyorum.
Ama temeli zayıf yapılmış bir bina gibi, üstte bir şeyleri düzeltiyorsun başka şeyler patlak veriyor.
İnsan ne yaparsa kendisi yapıyor.
Yaşadığım her iyiliğin ve her bokluğun temelinde kendim yatıyorum.
Onu da biliyorum ancak yine de koyuyor.
Yazmış olmak için yazdım bu defa, hani belki yazmaya devam etmemi sağlar diye.
O yüzden bu anlamsızlık yazıdaki.

Eyvallah.