Denklemdeki x kaybolunca

Kendimle başbaşa kalmayalı uzun zaman olmuş.
Aklımda yine pek çok konu birikmiş. Ertelemek çözüm değil azizim. Düşünülmesi gerekenleri istediğin kadar ertele. Er ya da geç düşünmek zorunda kalıyorsun.
Hayatımın pek çok döneminde muhafazakarlıkla, tutuculukla yaftalanmış olsam da yeniliklere açık bir insanım.
Ne komik dışarıdan bakan insanlar görünüşe, gezme tozma oranıma, takıldığım mekanlara vesaire aldanıp fazla açık buluyorlarken, hayatıma daha yakın, beni tanıyan insanlar sıkça biraz açıl cümleleri kurmuşlar.
Her türlüsünü deneyeyim derken bend ekafalar karışmış.

Hani bazen kim olduğunu, ne istediğini unutursun. Ne istediğini bilememezlik en büyük zorluklardan. Çünkü hedef yoksa, bir amaç peşinde değilsek yol alsak da nereye gittiğimiz belli olmuyor. Önce ne istediğime karar vermeliyim dedim kendi kendime.

Biraz kırgın uyandım bugün yakınlarıma. Yine kendi içimde sorgulamalar yaparken dönüp dolaşıp kendimi suçlu buldum 🙂 Ben en çok kendime gülüyorum bu ara. Kendi içimde komik bir kızım sanırım. En çok kendime kızıyor olsam da yine en çok kendimi seviyorum. Bu ne yaman çelişkidir bilinmez tabii.

Bazen hayatım baştan ayağa değişsin isterken bazen de “aman bi dur kızım ya, iyi böyle” diyorum kendi kendime.

Bu hafta yine yeni yeniden büyük konuşmamak gerektiğini öğrendim. Hangi konuda büyük konuşsak itinayla başımıza geliyor sanki. Hadi bakalım buyur diyor birileri. Şimdi göreceğiz sen ne yapıyormuşsun aynı durumda. Tükürdüğümüzü yalayıp ama ben şu kısmını görememişim o cümleleri söylerken diyebiliriz. Ya da ben haklıydım al bak işte söylediklerime sadığım da demek mümkün.

Bilmiyorum çocuklar , kafalar fena karışık. O yüzden bir süre kendimle olmaya ihtiyacım var. Keza sevdiğim pek çok insan da son zamanlarda onlara vakit ayıramayışıma bir pasif agresif tepki olarak beni aramayı bırakmış durumdalar. Canları sağolsun.

Hiçbir şey anlatmayan ama çok şeyi söyleyen yazılar serime bir yenisini ekliyorum şu anda.
Boşverin beni, ben gideceğim yere yürüyerek de giderim :*