Abisi olmalı insanın! :)



Bu yazı sevgi, özlem ve anı yüklüdür. Yan etki yapar yapmaz bilemem ama söyleyeyim dedim 🙂

Dünyaya geldiğinizde sizi minicik elleriyle kucağına alıp “Şimdi bu minik-çirkin şey benim kardeşim mi? Abi mi oldum ben?” diyen biri. İlk andan sizi kucaklamış bir insan ve ömür boyu bırakmayacağını o andan bildiğiniz.

Her şımarıklığınıza katlanan bir abi…

Son çikolatasını ağlamayın diye düşünmeden size teslim ediveren,

Arabalarını paylaşmaktan çekinmeyip, bebeklerinize hiç bulaşmayan,

Bilyelerini sizinle paylaşabilen :),

Gece yattığınızda başucunuzda dua edip kelime kelime tekrar etmenize yardım eden
ve her seferinde “külvallaahüüü” demenize gülmemeye çalışan,

Altından sandalyesini çekip onu düşüren birine bir bakıştan öte tepki vermeyen,

Sizi türlü sevimli-sevimsiz sıfatlarla kızdırıp sonra da güldüren biri.
Bilgisayar başında iki sandalye olmasına alışmış biri, futboldan,stratejiye hatta rpgye her oyunu bilmenize neden olan,

“Ben de gelceeem, ben dee” diye tutturduğunuz için sizi parka, okula, cafe’ye, arkadaşına hatta dershanesine bile götürmüş biri,

Aradaki 6 yaş, yaş farkına bakmadan sizinle her yaşınızda ayrı tonda muhabbet edebilen,

Frp oynatıp dminiz olup her uçan kaçan kılıcı oku vesaireyi kıçınıza saplayan bir mizah duygusuna sahip,

Yazlıkta sizinle sabahlayıp güneş yükselmeden denize birlikte giren,
Kendisi balık tutarken hiç bitmeyen sorularınıza cevap veren,

Oturup birlikte susabildiğiniz,

İlk sigara içtiğinizi itiraf ettiğinizde “çok üzüldüm ama madem içiyorsun al bundan yak, bence bırakmayı da dene” diyen,

Araba kullanmayı sabırla öğreten,
Yolculukta sizin söylediğiniz yönde gidip kaybolmayı göze alan,

Size sonuna kadar güvenen,
Ve sonuna kadar güvendiğiniz…


Cafede oturmuş kahve içerken ağlaya ağlaya poponuza batan ilk platoniğinizi anlattığınızda “Bak canım şimdi, erkeklerin neden sevdiği konusu biraz farklıdır” deyip erkek bakış açısını sonuna kadar anlatmaya çalışan ufacık yaşınıza aldırmadan,

Kıyafetinizle ilgili en büyük tepkisi “giymemişsin yine” olup,
“Nasıl olmuşum?” sorunuza cevabı “Süper gözüküyorsun tatlım” olan,

Yüzündeki bir gülümseme için dünyaları feda edebileceğiniz biri,

Bakışına, gülüşüne, sesine herşeyine kurban olunacak cinsten.

Zeki, kültürlü, yakışıklı ve ukala 🙂 bir sürü şey bilen siz büyüyene kadar,
Büyüdüğünüzde ise bilmediği bir şey bulduysanız büyük bir dikkatle dinleyip öğrenen,

Yeryüzünde babanızın ardından bir kahramanınız daha olduğunu bilmenizi sağlayan,
Size gelecek en küçük zararda ortalığı kırıp geçireceğini bildiğiniz,
Ve sırf siz tecrübe edinin diye dişlerini sıkıp zaman zaman size yardım etmemeye, hayatı öğretmeye çabalayan,

Bir abisi olmalı insanın, uzakta uzak olmayıp candan öte olan.
Bir abisi olmalı sevmeye, güvenmeye, başınızı omzuna yaslamaya asla doymayacağınızı bildiğiniz.

Canım abim iyi ki var! 🙂

29 Temmuz 2010 Perşembe

Denklemdeki x kaybolunca

Kendimle başbaşa kalmayalı uzun zaman olmuş.
Aklımda yine pek çok konu birikmiş. Ertelemek çözüm değil azizim. Düşünülmesi gerekenleri istediğin kadar ertele. Er ya da geç düşünmek zorunda kalıyorsun.
Hayatımın pek çok döneminde muhafazakarlıkla, tutuculukla yaftalanmış olsam da yeniliklere açık bir insanım.
Ne komik dışarıdan bakan insanlar görünüşe, gezme tozma oranıma, takıldığım mekanlara vesaire aldanıp fazla açık buluyorlarken, hayatıma daha yakın, beni tanıyan insanlar sıkça biraz açıl cümleleri kurmuşlar.
Her türlüsünü deneyeyim derken bend ekafalar karışmış.

Hani bazen kim olduğunu, ne istediğini unutursun. Ne istediğini bilememezlik en büyük zorluklardan. Çünkü hedef yoksa, bir amaç peşinde değilsek yol alsak da nereye gittiğimiz belli olmuyor. Önce ne istediğime karar vermeliyim dedim kendi kendime.

Biraz kırgın uyandım bugün yakınlarıma. Yine kendi içimde sorgulamalar yaparken dönüp dolaşıp kendimi suçlu buldum 🙂 Ben en çok kendime gülüyorum bu ara. Kendi içimde komik bir kızım sanırım. En çok kendime kızıyor olsam da yine en çok kendimi seviyorum. Bu ne yaman çelişkidir bilinmez tabii.

Bazen hayatım baştan ayağa değişsin isterken bazen de “aman bi dur kızım ya, iyi böyle” diyorum kendi kendime.

Bu hafta yine yeni yeniden büyük konuşmamak gerektiğini öğrendim. Hangi konuda büyük konuşsak itinayla başımıza geliyor sanki. Hadi bakalım buyur diyor birileri. Şimdi göreceğiz sen ne yapıyormuşsun aynı durumda. Tükürdüğümüzü yalayıp ama ben şu kısmını görememişim o cümleleri söylerken diyebiliriz. Ya da ben haklıydım al bak işte söylediklerime sadığım da demek mümkün.

Bilmiyorum çocuklar , kafalar fena karışık. O yüzden bir süre kendimle olmaya ihtiyacım var. Keza sevdiğim pek çok insan da son zamanlarda onlara vakit ayıramayışıma bir pasif agresif tepki olarak beni aramayı bırakmış durumdalar. Canları sağolsun.

Hiçbir şey anlatmayan ama çok şeyi söyleyen yazılar serime bir yenisini ekliyorum şu anda.
Boşverin beni, ben gideceğim yere yürüyerek de giderim :*