Bürokrasi sorunsalı

Evet staj yapacağım şirketin istekleri :
* Öğrenci belgesi
* Zorunlu stajı olanlar için; okulunuzdan alacağınız staj yapmanızın zorunlu olduğuna dair staj yazısı,
* İkametgah,
* Adli sicil kaydı,
* Nüfus cüzdanı fotokopisi (T.C. Kimlik numarasını içeren),
* 2 adet vesikalık fotoğraf, (Scan edilmiş versiyonunu öncelikli olarak bizimle paylaşabilirsiniz)
* Sağlık belgesi (herhangi bir sağlık ocağından alınabilir)
* Kan grubu belgesi (Ehliyetiniz bu bilgiyi içeriyorsa, ayrıca belge almanıza gerek yoktur.)

Bu nedir ? Nüfuslarına almazlarsa beni şikayetçiyim bu kadar işten sonra.
İkametgah kısmı tamam hemencecik oldu.

Ben sağlık ocaklarının kokusundan ne kadar nefret ettiğimi unutmuştum ama ya:(
Ne gereği vardı o ilaç ve sidik kokusu karşımın iğrençliğini anımsatmaya???
Sağlık raporuymuş:
Yaptığım tek şey fotoğrafımın zımbalandığı kağıdı doldurup,
iğrenç kokunun içinde dünyamdan cayar vaziyette sıra bekleyip,
odaya girdiğimde ‘bir rahatsızlığın var mı?’ sorusuna HAYIR demek…
Ahan da turp gibi staj yapar bu diye raporum var höh!

Nüfus cüzdanım da yok ayrıca benim, ehliyet kabul etmezlerse bir de onunla uğraş işin yoksa. Bir daha kaybetmicem artık nüfus cüzdanımı bu son olacak!

Taze Blogum ve Horoz ! :)

Komşunun horozu (Temsili)

Eh finaller bitti, D gelsin diye dualar ettiğim bir dersimin C- geldiğini sistem açığından yararlanarak gördüm. Yarın gece Bodrum’un güzelim havasında soluklanacak bir insan olarak şu 24 saat için kendimi boşlukta hissederek haydi başlayayım blog yazmaya dedim.

İlk konumu komşunun horozu olarak belirledim. Bilmeyenler için söylemekte fayda var İstanbul gibi bir şehrin gayet ortalarında bir yerde ufacık bahçeli mini bir müstakil evde yaşama şansına erişenlerdenim. Vakti zamanında ebeveynlerim insan toprağın sahibi olmalı azizim anlayışıyla bir şekilde bunu başardılar. Haliyle komşular ve komşuluk ilişkileri falan henüz çok da ölmemiş bir mahalle. Bahçelerinde kümesleri falan var. Ben bu noktada geçmişte yaa anne bırakın bahçeyi falan dediğim günleri içim sızlayarak anıyorum. Zira haklıymışım gerçekten.

Çıldırıyorum horoza, saati yok bir kere. Abuk subuk saatlerde inanılmaz çirkin bir sesle ötüyor. Gece 1-2 gibi başlıyor mesaiye, sabah uyur diye bekliyorum ama olur mu öğle saatlerinde de aktif kendisi. Hayvan seven bir insanım ki platoniklerimi hep hayvanlardan seçerim bilirler 🙂 Ama yeminle bu horoza katlanamıyorum.

İlk aklıma gelen al bıçağı git daya gırtlağına oldu.Elimde bir bıçakla horoz katili resmimi görür gibi oldum. Sonra yakalanırsam ayıp olur diye düşündüm. Acaba diyorum böyle irisinden bir mahalle köpeği yanlışlıkla bahçeye mi girse? Arka bahçelerimizin kesiştiği evdeki küçük afacan (hatta afacanlıktan ölecek kerata) çocuğa geçenlerde kaybolan misketini bu horoz yutmuş, hala karnındaymış gibi bir hikaye mi uydursam. Hem suçlu da horoz olur o zaman. Yanına en çıtırından bir piliç falan mı alsak, hani belki mutlu olursa ötmez o kadar çok. İçten içe dikkat çekmeye çalıştığını sezer gibiyim çünkü. O zaman da civciv falan olur onlar da bik bik hiç susmazlar şimdi.
Evet, Sabancı’dan uzakken tek derdim komşunun horozu…Ama yaşamayan bilmez o ses cidden katlanılır bir ses değil.

Komşularımın da teknolojiyle araları yok ama sormak istiyorum hani vakitsiz öten horoz kesilirdi? Bu horoz niye hala yaşıyor? Nedennn ulaannn???

KGK