Merak

Ben şimdi merak ediyor ve satırlarca yazıyorum…
O hiç tanımadığım insana.
Belki kilometreler var arada belki de bir kaç metre, kim bilir?

Bazen varmış gibi bazen ise hiç yokmuş gibi yaşıyorum.
Kimi şarkıları çift kişilik dinlerken kimi zaman sıfır kişilik oluyorlar.
Müzik enteresan şey.

Işınlanma keşfedilene kadar en güzel yolculuklar sadece melodilerle mümkün.

Bak gördün mü, en sevdiğim(iz) şarkı çalıyor, bizde en çok iz bırakacak olan.
Sonu ne mutlu ne de mutsuz bitiyor çünkü kahramanları günlük hayat insanları bu şarkının.
Mutlulukla ambalajlanmış bir labirentti ya hayat, hani öyle diyecektik karşılaşsak bir gün bir yerde.

Hiç düşürmeyeceğim elimdeki kitapları ve hiç çarpışmayacağız çünkü bu bir Türk Filmi değil!
Sadece yüzüne bakacağım o zaman anlayacaksın.
Tek kelimeye gerek yok!
İhtiyaç da yok.

Şimdi ben yazacağım sonra da susacağım.
Kimse anlamayacak diyeceğim içimdeki sesle.
Ama sen bir gün anlayacaksın, ilk okuduğunda, hemen o anda.
İşte o gün fondaki müzik değişecek.
Şimdilerde adagio ya gün gelecek allegro diyeceğiz.

Tek kişilik mi susayım yoksa çift kişilik mi?

Gittik yine, olsun daire şeklinde tur atar çıktığımız noktaya geliriz.

Görüşmek üzere…

Yazmam gerek

Yazmak bile değil aslında beynimde dolanan her cümleyi kusmadan rahatlayamayacağım gibi geliyor. Saatlerdir hiç durmadan aynı anda o kadar çok şey geçiyor ki kafamdan. Başım çatlayacak gibi hissediyorum. Düşüncelerden beyni patlar mı insanın?

Ne olduğunu algılayamadım, neden bu kadar aşırı düşündüğümü de…Yoruldum. Midem bulanıyor… Değişen bir şey yok, herşey aynı belki.
Öyle bir bakış açısına sahibim ki şu anda dün güllük gülistanlık olan hayatım bugün defalarca tecavüz edilip otobana fırlatılmış gibi geliyor.
Neyin derdindeyim? Derdim kiminle? Kime kızgınım bu kadar? Neden sinirliyim? Neden huzursuzum? Ne olacak? Ne yapmalıyım? Kime şikayet etmeliyim? Ne demeliyim? Nereye gitmeliyim?

Neden öyle söyledi? Onu söylemese miydim? Kırdım mı? Üzdüm mü?
Hakediyor muyum? Belki de boşaltmalıyım hayatımı…Saçmalama, saçmaladığını biliyorsun. Neden öyle yaptım, bana yakıştı mı? Neden durduramıyorum beynimi? Niye susmuyor içsesim.

Öyle yorgunum ki şu anda. Bir kaç kontrolünü yitirmiş hatun var benden içeri. Her gün kavga ediyoruz. Kim kazanırsa onun günü oluyor. En sevdiğim günler huzurun ve sükunetin kazandıkları. Ama şu ara hep kaos hüküm sürüyor. O sesler susmuyor, susmuyor..