Kayıbımsı

Kayıp hissediyorum. Tam her şeyi yerli yerine oturttum diyeceği zamanlarda kaybolmuş hisseder ya insan işte öyle bir hal. Melankolim gelmiş benim diyorum, yoksa bir sebep bulamıyorum şu ruh halime.

Cuma akşamı, yorgun halde eve geldim. İçimden bir ses yaşlandın mı lan çıksana dışarıya diyor. Ama istemiyorum. Sanki eskiden keyif veren şeyler keyif vermiyor hissiyatı. Bir şey eksik ve ben onu hep yanlış yerlerde arıyorum gibi geliyor. Böyle odada bir şey kaybeder ve her yere baktığımızdan emin oluruz ama yine de bulamayız ya öyle bir his. Sanki aynı yerlere tekrar ve tekrar bakıyorum. Gözümün önünde biliyorum ama bakıyor göremiyorum.

Sığ geliyor bu ara pek çok şey. Ucuz geliyor pek çok insan ve tavır.
Pişman olabileceğim şeyler bulayım istiyorum. Açıkçası çok bir pişmanlığım yok. O kadar az risk almış hissediyorum ki kendimi buna pişman olasım tutuyor.

Sonra… Düşünmekten yorgun düşüyorum. Sesler anlamsız, sözler anlamsız oluyor. Bir silueti ellerimden düşürüyorum, bir bakıyorum ben oluyor, bir bakıyorum yok oluyor. Sonrası boşluk… Var olup da olmayan nedir? Sorusu olmayan cevaplar ve cevabı olmayan sorular buhranı.
Kendimi en çok da ben yoruyorum. Bir kaç saatliğine açıp gösterebilmek isterdim beynimin içini.

Çok tuhaf bu huzursuzluk, ve bir o kadar garip şimdi çıkıp gelen bu eksiklik hissi..

Yazmam gerek

Yazmak bile değil aslında beynimde dolanan her cümleyi kusmadan rahatlayamayacağım gibi geliyor. Saatlerdir hiç durmadan aynı anda o kadar çok şey geçiyor ki kafamdan. Başım çatlayacak gibi hissediyorum. Düşüncelerden beyni patlar mı insanın?

Ne olduğunu algılayamadım, neden bu kadar aşırı düşündüğümü de…Yoruldum. Midem bulanıyor… Değişen bir şey yok, herşey aynı belki.
Öyle bir bakış açısına sahibim ki şu anda dün güllük gülistanlık olan hayatım bugün defalarca tecavüz edilip otobana fırlatılmış gibi geliyor.
Neyin derdindeyim? Derdim kiminle? Kime kızgınım bu kadar? Neden sinirliyim? Neden huzursuzum? Ne olacak? Ne yapmalıyım? Kime şikayet etmeliyim? Ne demeliyim? Nereye gitmeliyim?

Neden öyle söyledi? Onu söylemese miydim? Kırdım mı? Üzdüm mü?
Hakediyor muyum? Belki de boşaltmalıyım hayatımı…Saçmalama, saçmaladığını biliyorsun. Neden öyle yaptım, bana yakıştı mı? Neden durduramıyorum beynimi? Niye susmuyor içsesim.

Öyle yorgunum ki şu anda. Bir kaç kontrolünü yitirmiş hatun var benden içeri. Her gün kavga ediyoruz. Kim kazanırsa onun günü oluyor. En sevdiğim günler huzurun ve sükunetin kazandıkları. Ama şu ara hep kaos hüküm sürüyor. O sesler susmuyor, susmuyor..